Bugün Türkiye’nin en büyük sorunlarından biri sadece ekonomi ya da siyaset değildir. Sokaklarımızın güvenliği de artık ciddi bir toplumsal mesele haline gelmiştir. Özellikle başıboş sokak köpekleri konusu yıllardır romantik söylemlerle geçiştiriliyor. Ancak artık gerçeklerle yüzleşmek gerekiyor.

AK Parti Bursa Milletvekili Osman Mesten’in yaptığı açıklamalar bu yüzden önemlidir. Çünkü toplumun önemli bir kesiminin yüksek sesle söyleyemediği gerçekleri dile getirmiştir. Çocukların parçalandığı, yaşlıların saldırıya uğradığı, motosiklet sürücülerinin ölüm tehlikesi atlattığı bir ortamda hâlâ “patili dost” romantizmi yapmak gerçeklerden kopmaktır.

Elbette hayvana eziyet kabul edilemez. Ancak insan hayatı her şeyden önce gelir. Sokakta kontrolsüz şekilde dolaşan ve sürü psikolojisiyle hareket eden köpeklerin oluşturduğu tehlikeyi görmezden gelmek vicdan değil, sorumsuzluktur.

Bugün birçok vatandaş gece sokakta yürümeye korkuyor. Çocuklar okula giderken aileler endişe yaşıyor. Belediyeler çaresiz kalıyor. Buna rağmen bazı çevrelerin meseleyi sadece “hayvan sevgisi” üzerinden değerlendirmesi çözümü engelliyor.

Sayın vekilin kullandığı bazı ifadeler tartışılabilir. Ancak açıklamanın özü nettir: Devlet önce vatandaşının güvenliğini sağlamak zorundadır. Avrupa’da da gelişmiş ülkelerde de sokaklarda başıboş köpek sürüleri yoktur. Çünkü bu mesele duygusallıkla değil kamu güvenliği açısından ele alınmaktadır.

Türkiye artık bu konuda net kararlar almak zorundadır. Sokaklar insanların olmalıdır. Hayvanların korunacağı yer ise sokak değil; rehabilitasyon merkezleri, barınaklar ve kontrollü yaşam alanlarıdır. Tartışmanın özü budur.