Siyasetçinin sahaya inmesi kolaydır. Bir programa katılır, kürsüden konuşur, fotoğraf verir ve ayrılır. Ama iş pazara gelince tablo değişir. Çünkü pazar dediğimiz yer, ekonominin en çıplak halidir. Hayat pahalılığı da oradadır, vatandaşın serzenişi de… Memnuniyet varsa da pazarda hissedilir, sıkıntı varsa da ilk orada duyulur.
İşte tam da bu yüzden birçok siyasetçiyi pazarlarda çok sık göremeyiz. Özellikle vatandaşın doğrudan sorularıyla yüzleşmeyi göze almak demektir. Çünkü pazarda süslü cümleler değil, gerçek hayat konuşur.
Fakat AK Parti Kocaeli Milletvekili Veysel Tipioğlu için farklı bir tablo var. Uzun zamandır dikkat çeken bir detay var: Tipioğlu’nu sürekli sahada, özellikle de pazarlarda görüyoruz. Gebze’de, Derince’de, İzmit’te ya da başka bir ilçede… Vatandaşın arasına girmekten kaçınmıyor.
Üstelik sadece selam verip ayrılan bir profil de çizmiyor. Vatandaşın sıkıntılarıyla ilgili eleştirilerini dinliyor, bazen sert çıkan sözlere dahi sakin ve açıklayıcı şekilde cevap veriyor. Tepkiden uzak duran değil, tepkiyi dinleyen bir siyaset anlayışı ortaya koyuyor.
Bugün siyaset açısından belki de en zor alanlardan biri pazardır. Çünkü pazarın dili doğaldır, filtresizdir. Vatandaş orada içinden geçeni söyler. İşte tam bu noktada Veysel Tipioğlu’nun pazarlardaki rahatlığı ve vatandaşla kurduğu diyalog dikkat çekiyor.
Sokağın nabzını tutmak sadece kalabalığa karışmak değildir; eleştiriyi dinlemek, vatandaşın gözünün içine bakabilmek ve gerektiğinde sabırla anlatabilmektir. Tipioğlu’nun saha siyasetinde öne çıkan tarafı da tam olarak bu oluyor.






Yorumlar