"Depremler, hem ülkemizde hem de kentimizde derin acılar bırakan, kapanması zor yaralar açan doğal afetlerdir. Bu büyük felaketlerden biri de 17 Ağustos 1999 Marmara Depremidir.

Yalnızca 45 saniyede binlerce hayat, binlerce hayal, binlerce ocak söndü. O gece saat 03.02’de duran saatlerimiz, aslında hafızalarımıza kazınan büyük bir travmanın da simgesi oldu.

Bugün, bu acının üzerinden tam 26 yıl geçti. Ama her yaşanan sarsıntı, her depremin ardından aynı korku, aynı hüzün yüreklerimizde yeniden canlanıyor. Erzincan, Marmara, 6 Şubat ve daha geçtiğimiz hafta yaşadığımız Balıkesir Sındırgı depremleri… Bu felaketler bizlere unutmamamız gereken bir gerçeği tekrar tekrar hatırlatıyor: Depreme hazırlıklı olmak bir zorunluluktur.

Bu vesileyle, 17 Ağustos 1999 Depremi'nde hayatını kaybeden tüm vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet, geride kalan kederli ailelerine sabır diliyorum.

Allah, milletimize bir daha böyle büyük acılar yaşatmasın."