Bazen bir makamın ağırlığı, o makamda oturan kişinin karakteriyle anlam kazanır. Devlet görevi, sadece bir koltukta oturmak değil; o koltuğun temsil ettiği sorumluluğu, adaleti ve vicdanı hakkıyla taşımaktır. İşte bu noktada Derince’de görev yapan Mustafa Demirelli, devlet geleneğinin en güzel örneklerinden birini sergileyen idarecilerden biri olarak öne çıkıyor.

Geçtiğimiz günlerde kendisinin “Yılın İdarecisi” seçilmesi aslında sürpriz değil. Çünkü bu ödül, bir anda ortaya çıkan bir başarıdan ziyade; yılların birikimi, emeği, disiplini ve halka dokunan hizmet anlayışının doğal bir sonucudur.

Kaymakam Demirelli ile tanışan herkesin ilk fark ettiği şey, mütevazılığıdır. Devletin temsilcisi olmanın vakarını taşıyan ama aynı zamanda vatandaşın derdini dinlerken samimiyetini kaybetmeyen bir duruş… Belki de gerçek yöneticilik tam olarak budur: Hem otoriteyi hem de insan sıcaklığını aynı anda hissettirebilmek.

Bir ilçeyi yönetmek, sadece resmi yazılar ve toplantılarla sınırlı bir iş değildir. Bir ilçenin ruhunu anlamak, insanların beklentilerini görmek, sorunlara çözüm üretmek ve en önemlisi güven duygusunu güçlendirmek gerekir. Derince’de son dönemde hissedilen düzen, koordinasyon ve kamu hizmetlerindeki uyumda bu yaklaşımın izlerini görmek mümkün.

Devletin vatandaşına en yakın yüzü mülki idare amirleridir. İnsanlar çoğu zaman devleti bir kaymakamın kapısından içeri girerken hisseder. Eğer o kapı açık, o karşılama samimi ve o çözüm arayışı içten ise devlet ile vatandaş arasındaki bağ da güçlenir. Mustafa Demirelli tam da bu anlayışı temsil eden bir idareci profili çiziyor.

Görev yaptığı yerlerde sadece bürokratik başarılarıyla değil, sosyal projelere verdiği destekle de dikkat çekmesi bunun en önemli göstergesi. Çünkü bir ilçenin gelişimi yalnızca asfalt, bina veya projelerle ölçülmez. Aynı zamanda toplumsal dayanışma, sosyal duyarlılık ve birlikte yaşama kültürüyle ölçülür.

Devlet geleneğimizde “insanı yaşat ki devlet yaşasın” sözü boşuna söylenmemiştir. Bu anlayışı yaşatan idareciler ise toplumun hafızasında iz bırakır. Kaymakam Demirelli’nin yönetim anlayışında da bu yaklaşımı görmek mümkün. Vatandaşla kurduğu iletişim, kurumlar arasında sağladığı uyum ve sorunlara yaklaşımındaki çözüm odaklı tutum bunun açık göstergesi.

Bugün Derince’de birçok kişi, kaymakamlık makamını sadece resmi bir kurum olarak değil, aynı zamanda ulaşılabilir bir kapı olarak görüyor. İşte bu güven duygusu, bir idareci için alınabilecek en büyük ödüllerden biridir.

Elbette ki “Yılın İdarecisi” ödülü önemli ve gurur verici bir takdir. Ancak bazı başarılar vardır ki ödüllerden çok daha değerlidir. Vatandaşın duasını almak, insanların gönlünde yer edinmek ve görev yapılan yerde güzel hatıralar bırakmak… Bunlar bir idareci için en kıymetli miraslardır.

Derince için çalışan, devlet ciddiyetini insan sıcaklığıyla birleştiren bir yönetim anlayışı ortaya koyan Mustafa Demirelli’ni bu başarısından dolayı gönülden tebrik etmek gerekiyor.

Temennimiz odur ki; böyle liyakatli, çalışkan ve halkla iç içe olan yöneticilerin sayısı artsın. Çünkü güçlü devlet, güçlü kurumlarla; güçlü kurumlar ise güçlü ve vicdan sahibi yöneticilerle ayakta durur.

Derince bugün böyle bir idareciye sahip olmanın şansını yaşıyor. Ve görünen o ki, bu başarı hikâyesi daha uzun yıllar konuşulmaya devam edecek.