17 Ağustos 1999, yalnızca bir tarih değil; tarifsiz acıların, büyük kayıpların ve milletçe verdiğimiz büyük bir sınavın adıdır. O gece yaşanan Marmara Depremi'nde hayatını kaybeden tüm vatandaşlarımızı rahmet ve minnetle anıyorum.

Millet olarak gösterdiğimiz dayanışma, o karanlık günlerde içimizi aydınlatan en büyük güç olmuştur. Ancak unutulmamalıdır ki; afetlere karşı hazırlıklı olmak, yalnızca bir tercih değil, hayati bir zorunluluktur.

Bugün, geçmişten ders alarak daha güvenli, daha dirençli şehirler inşa etme sorumluluğuyla hareket etmek zorundayız.

Allah bir daha milletimize böyle acılar yaşatmasın. Depremde hayatını kaybeden tüm vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet, yakınlarına sabır diliyorum."