17 Ağustos 1999 Marmara Depremi’nin üzerinden 26 yıl geçti. Türkiye’nin en büyük felaketlerinden biri olarak hafızalara kazınan o gece, saat 03.02’de meydana gelen 7,4 büyüklüğündeki deprem, on binlerce canımızı bizden aldı. Yüzbinlerce insanımız evsiz kaldı, şehirlerimiz büyük yıkıma uğradı.
Aradan geçen yıllar acımızı azaltmasa da, her yıl bu tarih bize bir gerçeği hatırlatıyor: Depreme karşı hazırlıklı olmak bir tercih değil, bir zorunluluktur.
Uzmanlar, olası büyük İstanbul depremi başta olmak üzere tüm Türkiye’nin deprem gerçeğiyle yüzleşmesi gerektiğini defalarca vurguluyor. Deprem kuşağında yer alan ülkemizde, sağlam zemin etüdü, dayanıklı binalar, afet eğitimi ve kriz yönetimi artık hayati önem taşıyor.
Yetkililer, kurumlar ve vatandaşlar olarak hepimize büyük sorumluluk düşüyor. 17 Ağustos’un yıl dönümünde, kaybettiğimiz canlarımızı rahmetle anarken; bir daha böyle acılar yaşamamak için ders çıkarmalı, gerekli önlemleri vakit kaybetmeden almalıyız.






Yorumlar